Benim bir tane evladım var, o da cezaevinde.
Oğlumun madde kullandığını inkâr etmiyorum.
Ancak uyuşturucu ticareti yapmadığını da açıkça söylüyorum.
Buna ilişkin delil ve belgelerim de vardır.
Aylarca mahkeme koridorlarında adalet aradım. Her duruşmada bir anne olarak evladımın geleceği için mücadele ettim. Ancak Adana’da çocuk mahkemelerinde verilen kararları gördükçe vicdanların da sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.
Oğlum, madde kullanımının etkisi altında olduğu dönemlerde hatalar yaptı. Bunun sorumluluğunu da inkâr etmiyoruz. Fakat bugün geldiğimiz noktada, çocuklara ve gençlere yaklaşımın sadece ceza vermek üzerine kurulmaması gerektiğine inanıyorum.
Bir dönem görev yapan ve daha sonra rüşvet soruşturması nedeniyle görevden alınan hâkimlerin verdiği kararlar da dahil olmak üzere yaşanan birçok sürece ilişkin elimizde delil ve belgeler bulunmaktadır. Bu süreçlerde benim evladım gibi onlarca genç ağır cezalar aldı. Bugün hâlâ o kararların vicdani yönünün sorgulanması gerektiğine inanıyorum.
Bir anne olarak yaşadıklarımı en iyi ben bilirim. Evladımın yaptığı yanlışları savunmuyorum. Ancak verilen kararların sadece dosyalara değil, insan hayatlarına da etki ettiğini hatırlatmak istiyorum.
Buradan çocuklar hakkında karar veren hâkimlere sesleniyorum: Sizin hiç mi vicdanınız yok? Bir çocuğun, bir gencin hayatına karar verirken geleceğini, ailesini, yaşadığı şartları hiç mi düşünmüyorsunuz?
Ben yalnızca kendi oğlum için konuşmuyorum. Benim gibi evlatları cezaevlerinde bulunan, her gün gözyaşı döken onlarca anne adına konuşuyorum. Adalet sadece kanun maddelerinden ibaret değildir. Adaletin içinde vicdan da olmalıdır.
Biz anneler, çocuklarımızın suç işlemesini değil; hatalarından ders çıkarıp yeniden topluma kazandırılmasını istiyoruz. Çünkü kaybedilen her genç, aslında toplumun kaybıdır.
Kent ve Gündem Gündeme Dair Haberler Bu Sitede