DENİZ TENGİP

Bayram mı, Hatırlatma mı?

Takvimler yine 1 Mayıs’ı gösteriyor. Meydanlarda sloganlar, kürsülerde vaatler, ekranlarda süslü cümleler… Adı “işçi bayramı.” Ama insan sormadan edemiyor: Gerçekten bir bayram mı bu, yoksa yılda bir gün hatırlanan bir vicdan muhasebesi mi? Çünkü bayram dediğimiz şey sevinçtir, huzurdur, emeğin karşılığını aldığı bir adalettir. Oysa bugün hâlâ sabahın köründe yola …

Devamını Okuyun

Ekranın Ardındaki Tehlike: Çocuklarımız Ne İzliyor, Ne Oluyor?

Son üç günde Kahramanmaraş’da Şanlıurfa ve Gaziantep’te yaşanan şiddet olayları, hepimizin yüreğine ağır bir korku bıraktı. Henüz hayatının başındaki çocukların ve gençlerin bu tür olayların içinde yer alması, artık görmezden gelinemeyecek bir sorunun kapımıza dayandığını gösteriyor. Kolay olanı yapmak, yani suçu tek başına “bilgisayar oyunlarına” yüklemek cazip gelebilir. Evet, bazı …

Devamını Okuyun

Saat Dört On Yedi, Bir Ülkenin Kalbi Durdu

Bazı sabahlar vardır, güne değil acıya uyanırsınız. 6 Şubat sabahı tam olarak öyleydi. Saat 04:17’de bu ülkede sadece yer sarsılmadı; hayat durdu, kalpler durdu, zaman durdu. İnsanlar uykularında yakalandı felakete. En savunmasız anlarında. Kimi pijamasıyla karanlığa koştu, kimi bir daha hiç uyanamadı. Aynı şehirde, aynı binada, aynı sokakta… Çünkü deprem …

Devamını Okuyun

Adana’da Yerel Siyasetin Görünmeyen Yüzü

Adana’da siyaset, çoğu zaman kürsülerde değil; dar çevrelerin kurduğu masalarda şekilleniyor. Halkın sorunları meydanlarda konuşulurken, kararlar ne yazık ki kapalı kapılar ardında alınıyor. Yerel siyaset dediğimiz şey, kentin sokaklarını bilmeyi, mahallenin nabzını tutmayı gerektirir. Ama bugün Adana’da birçok yerde siyaset, halktan çok eş-dost ilişkileriyle yürütülüyor. Kim kimi tanıyor, kim kimin …

Devamını Okuyun

Ülkenin Genç Kızları ve Uyuşturucu Kıskacı

Sokaklarda sessiz bir çığlık dolaşıyor. Görmek istemeyenlerin görmediği, duymak istemeyenlerin duymadığı bir çığlık bu… Ülkenin genç kızları, her geçen gün biraz daha uyuşturucu bataklığına sürükleniyor. Bu sadece bireysel bir düşüş değil; bu, toplumun aynaya bakmaktan kaçtığı büyük bir utançtır. Bugün uyuşturucuya bulaşan kız çocuklarını konuşurken, çoğu zaman onları suçlu ilan …

Devamını Okuyun

Kelepçe Değil Kalem: Ülkenin Çocuklarına Borcumuz Var

Bugün ülkemizde çocuklar suç istatistiklerinin satır aralarında anılıyorsa, burada bir “çocuk sorunu” değil, açıkça bir yetişkinler ve sistem sorunu vardır. Çocuk suçlu olmaz. Çocuk suça itilir. Yoksulluk, eğitimsizlik, sevgisizlik, denetimsizlik, umutsuzluk… Bir çocuğun eline suçu veren şey; boş sokaklar, ilgisiz aileler, duyarsız bir sistem ve geleceğe dair kapatılmış kapılardır. Biz …

Devamını Okuyun

2026’YA GİRERKEN: ZAMLAR, BEKLENTİLER VE GERÇEKLER

Yeni bir yıla daha ekonomik gündemin en sıcak başlıklarıyla girdik. 2026 yılı; asgari ücretli, emekli ve dar gelirli kesimler için yine umutların ve beklentilerin yüksek olduğu bir yıl olarak başladı. Yapılan düzenlemeyle birlikte asgari ücrette kayda değer bir artış sağlandı. Açıklanan rakamlar, özellikle çalışan kesim açısından önemli bir nefes alma …

Devamını Okuyun

Fakirliğin Karanlığında Büyüyen Çocuklar

Bir çocuğun suça bulaşmasını konuşurken çoğu zaman ilk refleksimiz onu yargılamak oluyor. Oysa sormamız gereken asıl soru şu: O çocuk suçu neden seçti, yoksa suça mı itildi? Türkiye’de binlerce çocuk, doğduğu evin yoksulluğunu bir kader gibi sırtında taşıyor. Açlıkla, işsizlikle, umutsuzlukla büyüyen bu çocuklar için hayat, çoğu zaman adil bir …

Devamını Okuyun

Gazetecilik Mesleği Deforme Oluyor

Gazetecilik; mikrofonu eline alanın, kamera açanın, sosyal medyada canlı yayın yapanın mesleği değildir. Gazetecilik; kamu adına soru sorma cesareti, güç karşısında eğilmeme iradesi ve halktan yana durma ahlakıdır. Bugün ne yazık ki bu meslek ciddi bir deformasyona uğramış durumda. Artık eline kamera alan herkes kendini “gazeteci” ilan ediyor. Ne etik …

Devamını Okuyun

“Engelli Vatandaşlarımıza Engel Olan Biz miyiz?”

Her yıl 3 Aralık Dünya Engelliler Günü geldiğinde, vitrinler süslenir, billboardlarda birkaç empati cümlesi belirir, kurumlar sosyal medya üzerinden “farkındayız” mesajı paylaşır. Ancak gerçekte “farkında olmak” ile “sorumluluk almak” arasında dağlar kadar fark var. Çünkü engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak için yapılması gerekenler sadece bir güne sığacak kadar basit değil. Bugün …

Devamını Okuyun