“En büyük savaş cahilliğe karşı yapılan savaştır.”

Son yıllarda Ülkemizde yaşamakta olduğumuz sosyal ve psikolojik sorunların geldiği noktayı yılların tecrübesi ve uzmanlık alanlarımla birlikte değerlendirmek istedim.

Değerli Anne ve Babalar;

Sizler aile içerisindeki sorumluluklarınızın dışında gerek iş hayatınız gerekse ev hayatınızın tatlı telaşları içerisinde bazen kendi sosyal hayatlarınızı ihmal etmenin dışında, aileniz ve ülkemizin geleceği olan değerli evlatlarınıza yeterli zamanı ayıramıyor, Onların sosyal olarak gelişimini takip edemiyor, ergenlik sorunlarının getirdiği psikolojik durumlarını gözlemleyip, analiz edemediğiniz için, birçok şeye de evladınız kötü bir şey yaptığında, başına bir şey geldiğinde, ya da bir suça karıştığında acı gerçeklerle yüzleşmek durumunda kaldığınızı değerlendirmekteyim.

Oysa ki ; çocuğumuzu kaliteli olduğunu düşünerek özel okullara göndermek, en iyi kıyafetleri almak, onların her dediğini yapmak, ellerine telefon vermek, bilgisayar almak sizleri iyi birer Anne ve Baba yapmıyor.

İyi birer anne-baba ; önce aile içerisinde birbirinize karşı saygı ve sevgi içerisinde bulunmayı, zararlı alışkanlıklar olan sigara-alkol-uyuşturucu- kumar gibi bağımlılık yapan etkenlerden uzak durmayı ve aile içerisinde iyi birer örnek olmayı gerektiriyor.

Çocuğunuzun okul içerisinde, yaşadığınız çevre ve toplumda kimlerle arkadaşlıklar kurduğunu, davranış eğilimlerini, sosyal alandaki etkileşimlerini, rol model gördüğü ve etkilendiği kişi ve alanları iyi bir şekilde gözlem yapmanızı önemli hale getiriyor.

Çocuğunuzun okul içi davranış ve derslere olan ilgisini okul öğretmeni ile kuracağınız yakın iletişim ile öğrenmeniz ve takip etmeniz gerekiyor. Çocuğunuzun çok yakın ilişki içerisinde olduğu arkadaşlarının aile yapısını, başarısını, suça eğilimi ve zararlı davranışlarının olup olmadığını gözlemlemeniz, çocuğunuzun da davranışlarını ve suça eğilimini kontrol altına almanızı sağlayacaktır.

Alacağınız tedbirler, atacağınız doğru adımlar, evlatlarınızın geleceğine ışık tutacak ve onları topluma faydalı birer birey olma yolunda doğru yönlendirmiş olacaksınız.

Özellikle çocuklarımızın rol model olarak gördüğü televizyon ve sosyal medyanın da etkisi ile etkilendikleri sanatçı, sosyal medya fenomenleri, dizilerde gözlerinin içine sokulan sosyal yozlaşma; ahlâki dejenerasyon , mafya özentisi, kolay para kazanma hırsı, sıradan bir şeymiş gibi dizilerde boy boy gösterilen eğlence kültürü ve uyuşturucu kullanımı, çocuklarımızı ve Anne-Babalarda başta olmak üzere toplumumuzu ciddi bir çürümeye, değer kaybına, suça meyilli hale gelmeye itmektedir.

Bütün bunları göz önüne aldığımızda öncelikle Devlet yetkililerinin toplumu iç çürümeye sevk eden bu tür unsurlarla ilgili ciddi tedbirler alması gerekir. RTÜK üzerinden dizi senaryolarının gözden geçirilmesi, toplumu derinden sarsan, aile yapısına zarar veren gündüz kuşakları ve mafya tarzı dizilerin özendirici yapısını kontrol altına almanın yararlı olacağını düşünüyorum.

Devlet denetimi dışında ebeveynler olarak bu tür program ve dizilerin izlenmesini başta bizler evimizde kontrol altına almalı, izlememeli ve çocuklarımıza izletmemeliyiz.

Telefonlar ile internet üzerinden, sosyal medyada ki yozlaşmalara karşı tedbirler geliştirmeli, suça teşvik eden, özendiren oyunlardan çocuklarımızı korumalıyız.

Son yıllarda Ülkemizde Aile birlikteliklerinde yaşanan sorunlar ve boşanma oranlarındaki artışa baktığımızda ortaya çıkan gerçeklerin birçoğu; Özgürlükçü yaşama hevesi, suç ortamları, sanal kumar,bahis sonucu önü alınamaz hale gelen borçlanmalar, Ahlâki yozlaşma ve aldatmalar sosyal ve psikolojik gerilime bağlı şiddet uygulama meyili aile yapısını temelden sarsmakta. Bu durumlar sadece ebeveynlerin hayatını değil, Aileye bağlı tüm bireylerin hayatında derin etkilere sebep olmaktadır.

Toplumun temelinde başlayan bu tür bozulmalar, Devlet kademelerinden başlayarak, Kurumlara, Eğitim yuvalarına, Ailelere, onları oluşturan bütün bireylere olumsuz olarak etki etmeye başlıyor. Bunlarda ortaya çıkan çete faaliyetleri, haksız kazanç eğilimi, Uyuşturucu ticareti, kullanımı, fuhuş, hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık gibi suç oranlarında büyük bir artışa sebep olduğunu gözlemlememize olanak sunmaktadır.

Kuralsızlık, Saygı ve Sevgideki serbestlik son yıllarda Eğitim yuvalarında Öğretmen, öğrenci ve veli ilişkilerinde de davranışsal olarak yozlaşma ve çürümeye neden olduğunu görüyoruz.

Milli Eğitimdeki başta öğretmen ve öğrenciler üzerindeki kıyafet serbestliğinden başlamak üzere ciddi tedbirler alınmalı, disiplin sağlanmalıdır. Öğretmenin figür olarak kendisini güçlü ve saygın hissetmesi sağlanmalıdır.

Çünkü Eğitim; bir toplumun önündeki aydınlık yarınlara götüren en temel unsurdur. Eğitim denince aklımıza gelen  sadece Matematik,Fen ve Sosyal Bilimler değildir. Eğitimi bir bütün olarak ele almalı, zayıf noktaları tespit ederek önlemler almalı; Müreffeh ve Ahlaklı bir toplum olmanın yolu öncelikli olarak eğitim müfredat ve ders programları ile güçlendirilmeli ve planlanmalıdır.

Bütün bu gerçekleşen ve hepimizi derinden sarsan son dönemde ki olaylardan dersler çıkarılmalı, güvenlik tedbirleri artırılmalı, kontroller sağlanmalı, konular Pedagoglar ve Psikologlar tarafından irdelenmeli ortaya çıkan sonuçlar birer bildiri ile Toplumla paylaşılmalı, ivedilikle öğrencilere ve anne-babalara yönelik psikolojik eğitim planları yapılmalı, Toplum bütün bireyleri ile bilinçlendirilmeli ve psikolojik olarak güçlendirilmelidir.

Unutulmamalı ki!

En büyük savaş cahilliğe karşı yapılan savaştır.

Okumak İster misiniz ?

Kaybolan Gençlik, Tutuklu Çocuklar ve Sessiz Kalan Vicdanlar

Bir ülkenin geleceği gençleridir. Ancak bugün o geleceği kendi ellerimizle karartıyoruz. Umudunu kaybeden, bağımlılığın pençesine …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir