Bir milletin kaderini değiştiren adımın adıdır 19 Mayıs…
Kurtuluş Savaşı yolunda yakılan ilk meşale, bir halkın yeniden ayağa kalkışıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği bu ülke, her 19 Mayıs’ta umutla geleceğe bakmayı hatırlatır bize.
Ama bugün sokakta yürüyen gençlere baktığımızda aynı heyecanı görebiliyor muyuz?
Diplomasını elinde taşıyıp iş bulamayan gençler…
Hayal kurmaktan korkan üniversiteliler…
Bir kahve içmeyi bile hesap eden öğrenciler…
Geleceğini başka ülkelerde arayan beyinler…
Bir yanda tören alanlarında marşlar, diğer yanda içindeki sesi susturmuş bir gençlik…
Oysa gençlik sadece yaş değil; cesaret, üretmek ve umut etmektir.
Gençlerin sustuğu yerde gelecek de sessizleşir.
Sadece bayram kutlamak yetmez; gençlerin sorunlarını gerçekten duymak gerekir.
19 Mayıs, sadece geçmişi anma günü değildir.
Bugünün gençlerine “yalnız değilsiniz” diyebilme günüdür.
Çünkü umudunu kaybeden bir gençlik, yarınını da kaybedebilir.
Belki de bugün sorulması gereken soru şu:
Kutladığımız gerçekten bir bayram mı, yoksa umut arayan gençliğin sessiz çığlığı mı?
Kent ve Gündem Gündeme Dair Haberler Bu Sitede