1-ADANA ESNAFI KORKUYOR MU?

Adana’da esnafın derdi artık sadece kira, elektrik, vergi ve yüksek maliyetler değil…
Son dönemde gündeme gelen haraç isteme, tehdit ve iş yerlerine yönelik silahlı saldırılar, esnafın güvenlik endişesini de büyütüyor.
Adana’da haraç talepleri nedeniyle iş yerlerinin defalarca kurşunlandığı olaylar kamuoyuna yansıdı. 2026 yılında da haraç tehdidiyle gündeme gelen bir iş yerine yeniden silahlı saldırı düzenlendi.
Sabahın erken saatinde kepengini açan esnafın aklında artık yalnızca “Bugün ne kadar iş yapacağım?” sorusu olmamalı.
“Benden de haraç isterler mi?”
“Tehdit edilirsem ne yapacağım?”
“Şikâyet edersem başıma daha büyük bir iş gelir mi?”
Bir esnafın bunları düşünmek zorunda kalması bile başlı başına ciddi bir güvenlik meselesidir.
Çünkü esnaf bu şehrin omurgasıdır.
Hiçbir esnaf korkarak kepenk açmamalı.
Hiçbir vatandaş, zorbalık karşısında yalnız olduğunu düşünmemeli.
Bugün bir iş yeri kurşunlanıyor, yarın başka bir esnaf tehdit ediliyor…
Peki daha kaç iş yeri kurşunların hedefinde olacak?
Daha kaç esnaf “Sıra bana gelir mi?” korkusuyla yaşayacak?
Adana’nın sokaklarında korkunun normalleşmesine izin verilmemeli.
Yetkililere açık çağrımızdır:
Esnafın güvenliği için daha ne bekleniyor?
Haraç ve tehdit iddialarına karşı hangi önlemler artırılacak?
Esnaf, iş yerini açarken kendisini gerçekten güvende hissedebiliyor mu?
Çünkü bu şehirde kepenkler korkuyla değil, alın teriyle ve güvenle açılmalı.
Adana esnafı susmasın, zorbalık normalleşmesin.
Ve artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Daha kaç iş yeri kurşunların hedefinde olacak?

+++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

2-Kurumları mı karalamak ya da siyasi algımı yaratmak

Çocuklar devletin koruması altındaysa, devletin sorumluluğu daha da büyüktür.

Şanlıurfa Güllübağ İlk Kabul Çocuk Evi’nde devlet koruması altındaki çocuklara yönelik cinsel istismar iddiaları gündeme geldi. DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan da konuyu kamuoyuna taşıdı. İddiaların ardından adli ve idari soruşturma başlatıldığı, kurum müdürü ile gece nöbetçisinin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı bildirildi.

Şimdi sormak gerekiyor:

Kurumlarda neler oluyor?

Devlet korumasındaki çocuklar gerçekten ne kadar güvende?

Bir çocuğun korunmak için teslim edildiği kurumda, onun güvenliğini tehdit eden bir iddia nasıl ortaya çıkabiliyor?

Ve daha önemlisi…

Denetim mekanizmaları nerede?

Bir olay yaşandıktan sonra soruşturma başlatmak elbette önemli. Ancak asıl mesele, böyle bir olayın yaşanmasını engelleyecek denetimin önceden yapılıp yapılmadığıdır.

Çocuklar sessiz olabilir.

Korkabilir.

Yaşadıklarını anlatamayabilir.

İşte tam da bu nedenle devlet korumasındaki çocukların üzerinde çok daha güçlü bir denetim mekanizması bulunmalıdır.

Bu mesele siyasi tartışmaların üzerinde tutulmalıdır.

Çünkü burada söz konusu olan çocuklarımızın güvenliği.

Bugün Şanlıurfa’da gündeme gelen iddialar bütün kurumlar açısından şu soruyu yeniden gündeme getiriyor:

Çocuklarımızı emanet ettiğimiz kurumları kim, ne sıklıkla ve nasıl denetliyor?

Kurum müdürünü görevden almak yetmez.

Nöbetçiyi görevden almak yetmez.

Sistemin nerede aksadığı ortaya çıkarılmalı.

Çocukların güvenliği için gerekli önlemler alınmalı, soruşturmanın sonucu kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalı.

Çünkü çocuklar bizim geleceğimiz değil sadece…

Bugünümüzdür.

Ve hiçbir çocuk, korunmak için devletin kapısını çaldığı yerde yeniden korku yaşamamalıdır.

Kurumlarda neler oluyor?

Bu sorunun cevabı mutlaka ortaya çıkarılmalıdır.

Bu Haberi Okudunuz mu ?

ASKİ’den güçlü filo, güçlü hizmet yatırımı

Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer ve ASKİ Genel Müdür Vekili Emrah Kaplan, ASKİ …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir