Bir şehrin geleceği, bugün görmezden gelinen sorunların ve ertelenen sorumlulukların gölgesinde şekillenir.
Bir şehir, geleceğini kaybettiğini bir sabah uyandığında fark etmez. Önce gençlerinin hayalleri küçülür, sonra emeğin değeri tartışılır, sokaklarında umut yerini kaygıya bırakır. Sorunlar ertelendikçe büyür; alınmayan önlemlerin bedelini ise yıllar sonra çocuklar öder.
İşte tam da bu nedenle bugün Adana’ya yalnızca nereden geldiğimizi değil, nereye gittiğimizi de sormak zorundayız.
Adana’nın geleceği için bugün ne yapıyoruz?
Bu soru, sıradan bir şehir değerlendirmesi değildir. Bu; çocuklarımıza nasıl bir gelecek bırakacağımızın, gençlerimize hangi fırsatları sunacağımızın, emeğe ne kadar değer verdiğimizin ve yaşadığımız şehre karşı ne ölçüde sorumluluk üstlendiğimizin sorusudur.
Adana; bereketli toprakları, üretim kültürü, köklü tarihi, güçlü toplumsal hafızası ve insan kaynağıyla önemli bir birikime sahiptir. Ancak bir şehrin geçmişinden güç alması, geleceğinin kendiliğinden güvence altında olduğu anlamına gelmez. Sahip olduğumuz potansiyel, doğru planlama, ortak akıl ve kararlı adımlarla desteklenmediği sürece yalnızca kullanılmayı bekleyen bir imkân olarak kalır.
Çünkü şehirleri geride bırakan yalnızca ekonomik sorunlar değildir. Bazen sorunları zamanında konuşamamak, bazen çözüm üretmek yerine beklemek, bazen de ortak sorumluluğu başkasına bırakmak geleceğin önündeki en büyük engel hâline gelir.
Bugün asıl mesele, Adana’nın ne kadar büyüdüğü değil; bu büyümenin insanına ne kattığıdır. Gençlerine ne kadar umut verdiği, üreticisine ne kadar destek sunduğu, çocuklarına nasıl bir çevre bıraktığı ve toplumsal dayanışmasını ne ölçüde koruyabildiğidir.
Çünkü bir şehrin geleceği, yarın atılacak adımlardan önce bugün gösterilen iradeyle belirlenir.
Sağlıcakla kalın.
Kent ve Gündem Adana'da Gündeme Dair Haberler Bu Sitede